"Ama biz, bir şey düşünürken bile, tek bir şey,
duyuyoruz öbürünün ağırlığını."

— Rainer Maria Rilke (via vecizsozler)

Sevgili Frances,

” Şehirde kendinize bir yer açmak gerçekten zordur. Herkes her yerdedir. Herkes sizin yaptığınızı zaten yapıyordur. Herkes her şeyi daha iyi biliyordur ve hayatları da -görünürde- çok daha güzeldir. Neden o şehirde yaşamaya devam etmekte ısrarlı olduğumuzu, kendimize ve çevremizdekilere sürekli kanıtlayarak geçen bir yaşam tarzını benimsemek zorunda kalırız. Üstelik -Frances’ın da dediği gibi-, ‘asıl yaptığınızı da pek yapmıyorsanız’, hayat çok yorucu olmaya başlar. ”

Seni anlıyorum.

renvoyer:

following back everyone!

renvoyer:

following back everyone!

(Source: dellbby.com, via asfarasyoucan)

vecizsozler:

İşte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben 
İşte şu begonya, işte yalnızlık 
İşte su damlacıkları, alnımda, kollarımda 
İşte yok oluşumdan doğan kent 
Hiçbir yere taşmıyorum, kendime sızıyorum yalnız 

Edip Cansever

reklamalemi:

Beautiful Kodak advertisements from the 1910s.

feahrs:

fav

Zeki Müren Lingo Lingo Şişeler

En sevdiğim Zeki Müren şarkısı.

"En rahatsız edici şeydir, duygusal bir kalbe ve şüpheci bir zihne sahip olmak."

It’s a most distressing affliction to have a sentimental heart and a skeptical mind.

Necip Mahfuz

(via reklamalemi)

(Source: fables-of-the-reconstruction, via reklamalemi)

aphelia:

(by danieladenkova)

"sonra her şey geçmedi
sonra her şey geçmez kolayca.
herkes kalanıyla yaşar
kendinden geriye ne bıraktıysa."

— Haydar Ergülen  (via kelebenk)

(Source: portakalyokusu, via kelebenk)

"Saçımın tek bir telini bile şimdi daha iyi tanıyor değilim ve kendime eskiye oranla tek bir adım bile yaklaşmadım. Arkamdan hep meçhul bir kadın izledi beni, bir başka meçhul kadınla birleşmek üzere."

— Ingeborg Bachmann  (via kelebenk)

(Source: aynalar, via kelebenk)

(Source: feedbacktr, via reklamalemi)

vazgectimwagnerden:

piero fornasetti /
”.. küççük alsiya’nın sarmal çiçekleri saydam bir vazoyu süslüyordu; yamru yumru sapların arasından denizler’in minik balıkları geçiyordu. (pencerede, kara bulutların yanaklarında süzülen, alacakaranlığın gözyaşları görünüyordu.” (boris vian)
(vian’ın sayıklamalarına fornasetti iliştirmek, ya da vian-versa)

vazgectimwagnerden:

piero fornasetti /

”.. küççük alsiya’nın sarmal çiçekleri saydam bir vazoyu süslüyordu; yamru yumru sapların arasından denizler’in minik balıkları geçiyordu. (pencerede, kara bulutların yanaklarında süzülen, alacakaranlığın gözyaşları görünüyordu.” (boris vian)

(vian’ın sayıklamalarına fornasetti iliştirmek, ya da vian-versa)